5 Adımda Web Sitenizi Hızlandırın!

Dijitalleşmenin hayatımızı nasıl kolaylaştırdığından bahsedeceksek, bize sağladığı imkânlar kadar bu imkânları ne kadar hızlı bir şekilde ayağımıza getirdiğini de göz önüne almamız gerekiyor. İstediğimiz bilgiye ulaşmak, istediğimiz kişiler ile iletişime geçmek, istediğimiz ürünü satın almak saniyelere indirgendiğinde, haliyle bu saniyelerin her biri önem kazanıyor, ve kullanıcıların zaman kaybına olan tahammülü de haklı olarak azalıyor.

Google’dan John Mueller, 2016 yılında, site açılış hızında hedefinin maksimum 2 – 3 saniye olduğunu belirtmişti. Yine Google’dan gelen bir açıklama, kullanıcıların ortalama %40’nın, yüklenmesi 3 saniyeden uzun süren bir süreyi terk ettiğinin altını çiziyordu. 2018’de bu sayıları araştırdığımızda da çok şeyin değişmediğini, yüklenme süresi 3 saniyeyi aşan sitelerin geçen her saniye için daha yavaş sayıldığını, ve daha çok ziyaretçi/dönüşüm kaybetmeye açık olduğunu görüyoruz. Ayrıca belirtmekte fayda var ki; kullanıcı deneyimine ek olarak, site hızı, Google sıralamalarında alacağınız pozisyonu da etkileyebilen bir faktör.

Uzun lafın kısası; eğer rakipleriniz arasından öne çıkmak istiyorsanız, web sitenizin hızı da en az kalitesi kadar önemli… Bu yüzden, yazının geri kalanında, web sitenizin hızını artırmak için hemen kolayca uygulayabileceğiniz, fazla teknik bilgi gerektirmeyen birkaç basit değişikliğe değineceğiz.

İşte web site hızını artırmak için uygulayabileceğiniz 5 basit adım:

Resimleri Optimize Edin

Görsellerin web sitelerinde oynadığı rol büyük. Kaliteli görseller ile desteklenmiş temiz bir tasarım siteyi çok daha profesyonel ve cazip gösterdiği gibi, ilgi çekici fotoğraflar ile desteklenmiş içerikler de uzun yazı bloklarına kıyasla daha fazla ilgi çekiyor ve dolayısıyla okuyucuyu çok daha uzun süre sayfada tutabiliyor. Fakat, bu noktada görsellerin iyi optimize edilmedikleri taktirde siteyi yavaşlatabileceklerini de gözden kaçırmamak gerekiyor. Görsel seçimi yaparken boyuta dikkat etmeyen site yöneticileri, özellikle de büyük boyutlu kaliteli görselleri olduğu gibi siteye yükledikleri zaman sayfa yüklenme sürelerini önemli ölçüde uzatabiliyorlar. Bunun önüne geçmek ise oldukça basit. Öncelikle, görsellerin kalitesinden fazla kayıp vermeden boyutlarını düşürebileceğiniz araçları kullanabilirsiniz. Bunun için Smush gibi WordPress eklentileri, ya da Compressor.io gibi bağımsız araçlar mevcut… Ayrıca, kullanacağınız görselleri sitenize yüklemeden önce, uzunluk ve genişlik olarak işinize yarayacakları boyuta da indirebilirsiniz.(Bunu yapmadan görseli sitenize yükleyip boyutlandırma işlemini orada yaptığınız zaman, sayfanın yüklenme aşamasında önce tam boyut görsel yüklenir, kullanıcıya ise sizin ayarladığınız boyut sunulur; yani yüklenme süresinde bir değişiklik olmaz.)

Gereksiz Eklentileri Kaldırın

Eklentiler(Plugin’ler), sitenize faydalı fonksiyonlar ekleyebilir, kullanıcı deneyimini iyileştirebilir, ve pek çok alanda işinizi kolaylaştırabilir. Bununla birlikte, özellikle de siteye yüklenmesi ve kullanımı genelde son derece kolay olduğundan, site yöneticileri bu uygulamaların cazibesine kapılıp ipin ucunu biraz kaçırabiliyor. Çok sayıda eklentinin aktif olarak kullanılması site hızını düşürebileceği gibi; güvenlik sorunlarına ve teknik problemlere de yol açabiliyor. Bundan dolayı, sitenin hem hızlı hem de problemsiz çalışması için gereksiz eklentileri kaldırmanız, yalnızca ihtiyacınız olan eklentileri yüklemeniz, ve yüklü eklentileri hem güncellemeye ihtiyaçları olup olmadığını görmek, hem de hala işinize yarıyorlar mı diye düzenli olarak kontrol etmeniz yerinde olacaktır.

Tarayıcı Önbelleği Kullanın

Browser caching olarak da bilinen tarayıcı önbelleği kavramı, sitenizi oluşturan HTML dokümanları, resimler, CSS ve JavaScript dosyaları gibi çeşitli bileşenlerin, ziyaretçilerin sabit disklerinde geçici bir alanda tutulması anlamına gelir. Bu sistem sayesinde, kullanıcılar sitenizi tekrar ziyaret ettikleri zaman, bu dosyaların sunucunuzdan tekrar yüklenmesine gerek kalmaz. Gerekli dosyaları sunucudan yüklemektense kullanıcıların sabit diskinden çekmek, sitenin yüklenme sürecini her zaman hızlandıracaktır.

CDN Kullanın

CDN(Content Delivery Network – İçerik Dağıtım Ağı), sitedeki statik içeriklerin(düzenli olarak değişikliğe uğramayan içerikler), ziyaretçilere en yakın konumdaki sunuculardan verilerek sitenin daha hızlı açılmasını sağlayan bir network’tür. Bu sistemde, sitede yer alan içerikler CDN sunucusuna kopyalanır, ve kullanıcılar siteye erişmek istediklerinde içerik onlara en yakın konumdaki sunucudan çekilir. Statik içeriklerden kasıt genellikle resim, ses ve video gibi sunucuda fazla yer kaplayan ve sitenin açılma hızını düşürebilecek içerikler olduğu için, bunların CDN aracılığı ile iletilmesi, site hızına önemli bir katkı sağlar.

Yönlendirmelerin Sayısını Azaltın

Yönlendirme yapmak, taşınan veya silinen sayfalar söz konusu olduğunda, kırık linklerin önüne geçmek açısından gerekli bir uygulama… Bununla birlikte, gereğinden fazla yönlendirme kullanmak, ek HTTP istekleri ortaya çıkaracağından, site hızına olumsuz etki edebilir- bu durum, özellikle de mobil sitelerde geçerli olabiliyor. Google, ideal olarak yönlendirmelerin tamamen kaldırılmasını, bu mümkün değilse de sayılarının olabildiğince azaltılmasını öneriyor. Eğer hepsini kaldıramıyorsanız, yapabileceğiniz, Screaming Frog gibi bir uygulama kullanarak sitenizdeki yönlendirmelerin listesini görmek, ve hepsinin bir işe yaradığından emin olmaktır. Bu sayede yönlendirme zincirlerini, başka bir deyişle diğer yönlendirilmiş sayfalara yönlendirme yapılan sayfaları da görebilirsiniz. Bu tip yapılanmalar, çok fazla gereksiz HTTP isteği yaratıp, yüklenme süresini önemli ölçüde uzatabilmektedir.

Kapanış tavsiyesi: Hem masaüstü hem de mobilde site hızınızı -iyileştikten sonra bile- düzenli olarak gözlemlemeye devam edin. Bu sayede site hızındaki iniş – çıkışlardan zamanında haberdar olabilir, ve gerekli düzenlemeleri vakit kaybetmeden yapabilirsiniz. Unutmayın; vakit, nakittir!

Bir cevap yazın